ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) en tanınmış kripto savunucularından ve "Crypto Mom" olarak anılan Hester Peirce, sekiz yıllık görev süresinin ardından kurumdan resmen ayrıldı. Akademik hayata döneceğini duyuran Peirce’ün ayrılığı, SEC yönetimini Başkan Paul Atkins ve Komiser Mark Uyeda olmak üzere yalnızca iki Cumhuriyetçi isimle baş başa bırakarak benzeri görülmemiş bir "iki kişilik dönemi" başlattı. Bu durum, devam eden kritik kripto düzenlemelerinin ve denetim süreçlerinin geleceği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nda (SEC) uzun süredir dijital varlık endüstrisinin en sesli savunuculuğunu yürüten ve kripto topluluğunda "Crypto Mom" (Kripto Annesi) lakabıyla tanınan Hester Peirce, komiserlik görevinden resmi olarak ayrıldı. Regent University School of Law bünyesinde akademisyenliğe dönecek olan Peirce’ün ayrılışı, SEC yönetiminde halihazırda var olan kadro boşluklarını derinleştirirken, kurumu yalnızca iki üyeden oluşan bir yapıya taşıdı.
Kurumun en üst karar organı olan komisyon, normal şartlarda beş üyeden oluşması ve siyasi denge gözetilmesi gereken bir yapıya sahipken; şu an sadece Başkan Paul Atkins ve Komiser Mark Uyeda görev yapıyor. İki ismin de Cumhuriyetçi kanatta yer alması ve herhangi bir yeni Beyaz Saray atamasının henüz yapılmamış olması, kurumun operasyonel kapasitesini doğrudan etkileyen bir kriz olarak sektör gündemindeki yerini koruyor.
Azınlıktan Düzenleyiciliğe: Sekiz Yıllık Mücadele
Ocak 2018'de göreve başlayan Hester Peirce’ün sekiz yıllık dönemi, SEC’in katı tutumuna karşı yürüttüğü hukuki muhalefetler ve alternatif önerilerle geçti. Temmuz 2018'de Winklevoss kardeşlerin Bitcoin ETF başvurusunun reddedilmesine düştüğü muhalefet şerhiyle kripto dünyasının radarına giren Peirce, yıllar boyunca SEC’in yaptırımlarla düzenleme getirme yaklaşımını ("regulation by enforcement") eleştirdi.
2020 yılında token projeleri için üç yıllık bir geçiş süresi öngören "Safe Harbor" (Güvenli Liman) teklifini sunan Peirce, ilerleyen yıllarda bu çerçeveyi Safe Harbor 2.0 ile genişletti. Her ne kadar komisyon tarafından resmi olarak tam anlamıyla benimsenmese de, bu çerçeve kurumsal hukukçular tarafından token ihraç yapıları için gayri resmi bir referans rehberi olarak kullanıldı. 2025 yılına gelindiğinde, Mark Uyeda’nın geçici başkanlığı döneminde kurulan SEC Kripto Görev Gücü'nün (Crypto Task Force) başına getirilen Peirce, kurumun uzlaşı odaklı bir çizgiye evrilmesinde kilit rol oynadı. Bu dönemde Coinbase, Binance, Kraken ve Consensys gibi dev platformlara yönelik açılan birçok davanın düşürülmesi veya soruşturmaların kapatılması, görev gücünün yürüttüğü çalışmaların somut yansımaları olarak kayıtlara geçti.
Masada Kalan Tasarılar ve Açık Komisyon Süreçleri
Peirce, ikinci döneminin normal bitiş tarihinden yaklaşık iki ay önce kurumdan ayrılırken, arkasında uzun vadeli regülasyonların temelini oluşturan ancak henüz sonuçlanmamış bir dizi kritik dosya bırakıyor. Bunların başında, 18 Ağustos'ta teklif edilen ve küçük ile orta ölçekli projeler için sırasıyla 5 milyon dolara kadar "başlangıç" ve 12 ayda bir 75 milyon dolara kadar "finansman" muafiyeti öngören Regulation Crypto Assets (Kripto Varlık Düzenlemesi) geliyor. Söz konusu kuralın kamuoyu görüş süresi Ekim ayı ortasında sona eriyor.
Bunun yanı sıra, 1 Ekim'de duyurulan ve yatırım danışmanlarına belirli şartlar altında kendi kripto varlıklarını saklama (self-custody) ile eyalet tröst şirketlerini saklayıcı olarak kullanma hakkı tanıyan saklama (custody) kuralları da masada duruyor. Eş zamanlı olarak, transfer acentesi kurallarının 40 yıl sonra ilk kez modernleştirilmesini öngören ve blokzincir defterlerinin birincil kayıt olarak kullanılmasına zemin hazırlayan düzenlemeler ile tokenize NMS hisselerinin otomatik piyasa yapıcılar (AMM) üzerinden işlem görmesine izin veren 5 yıllık "yenilik muafiyeti" (innovation exemption) sandboku da Peirce'ün mesai harcadığı son dosyalar arasında yer alıyor.
İki Üyeli Komisyonun Önündeki Riskler
Peirce'ün ayrılmasıyla birlikte SEC, 1995 yılında kabul edilen ve komisyonun üçten az üye ile de işleyebilmesine imkan tanıyan kuralın sınırlarını zorlayacak bir döneme giriyor. Beş üyeli kurulun üye sayısının ikiye düşmesi, herhangi bir karar anında çıkacak tek bir anlaşmazlık veya çekilme (recusal) durumunda tüm komisyon faaliyetlerinin kilitlenmesi riskini beraberinde getiriyor.
Kongre cephesinde CLARITY Yasası gibi piyasa yapısını netleştirecek kapsamlı yasal çerçevenin Senato'da tıkanmış olması, SEC bünyesinde atılacak adımları ve çıkarılan yönetmelikleri kripto sektörü için hayati hale getiriyor. Ancak sektörel aktörler, yasal bir dayanak olmaksızın idari kararlarla hayata geçirilen bu kuralların gelecekteki olası siyasi değişimlerde revize edilebileceği yönündeki çekincelerini dile getirmeye devam ediyor. Peirce'ün ayrılışıyla birlikte, bu yeni kuralların uygulanması ve denetlenmesi sorumluluğu tamamen Atkins ve Uyeda'nın omuzlarında kalmış durumda.



