Altcoinler··Güncel haber

Fireblocks Anketi: MiCA İncelemesi Sektörün Gri Alanlarını ve Yatırım Engellerini Ortaya Koyuyor

Avrupa Komisyonu'nun MiCA düzenlemesine yönelik istişare sürecini tamamlamasının ardından Fireblocks, MiCA lisansına sahip müşterileriyle yaptığı anketin sonuçlarını paylaştı. Araştırma, sınıflandırma belirsizliklerinin ürün lansmanlarını geciktirdiğini ve DeFi ile staking gibi alanlarda netlik beklendiğini ortaya koyuyor.

Fireblocks Anketi: MiCA İncelemesi Sektörün Gri Alanlarını ve Yatırım Engellerini Ortaya Koyuyor
Fireblocks Anketi: MiCA İncelemesi Sektörün Gri Alanlarını ve Yatırım Engellerini Ortaya Koyuyor
KATEGORİAltcoinler
YAYIN07 Oct 2026
KAYNAKFireblocks
HIZLI BAKIŞ

Avrupa Komisyonu'nun MiCA düzenlemesine yönelik istişare sürecini tamamlamasının ardından Fireblocks, MiCA lisansına sahip müşterileriyle yaptığı anketin sonuçlarını paylaştı. Araştırma, sınıflandırma belirsizliklerinin ürün lansmanlarını geciktirdiğini ve DeFi ile staking gibi alanlarda netlik beklendiğini ortaya koyuyor.

Avrupa Komisyonu'nun Kripto Varlık Piyasaları Düzenlemesi'ne (MiCA) yönelik yürüttüğü istişare süreci 30 Eylül itibarıyla sona ererken, kurumsal saklama ve altyapı sağlayıcısı Fireblocks bu sürece ışık tutacak dikkat çekici bir müşteri anketi yayımladı. 2019 yılında tasarlanan ancak hızla evrilen dijital varlık piyasaları dinamikleri karşısında, yürürlüğe girmesinin üzerinden henüz çok kısa süre geçmesine rağmen masaya yatırılan MiCA incelemesi, sektörün yaşadığı düzenleyici gri alanları gözler önüne seriyor.

MiCA İncelemesi Ne Anlama Geliyor?

Henüz üç ay önce tam anlamıyla yürürlüğe giren bir düzenlemenin neden bu kadar erken incelendiği sorusu akıllara gelebilir. Ancak MiCA'nın ilk taslağının 2019'da hazırlanmış olması, dijital varlık pazarının hızı karşısında bazı düzenlemelerin güncellenmesini zorunlu kılıyor. Fireblocks analizi, bu incelemenin arkasındaki temel tetikleyicileri dört ana başlıkta topluyor: Gerçek Dünya Varlıkları (RWA) ile kripto varlıkların iç içe geçmesiyle ortaya çıkan finansal enstrüman - kripto varlık sınırı; MiCA 1.0 kapsamında tam olarak düzenlenmeyen staking ve lending faaliyetleri; DeFi evreninde kimin neye göre denetleneceği sorunsalı ve aynı stablecoin'in farklı yetki alanlarında farklı kurallarla ihraç edilmesinin yarattığı karmaşa.

Fireblocks, bu sürecin otomatik olarak "MiCA 2.0" anlamına gelmediğini ve henüz Komisyon tarafından net bir plan sunulmadığını vurguluyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Avrupa Denetim Otoriteleri görüş bildirse de, bunlar politika yapım sürecinin resmi bir parçasını oluşturmuyor.

Lisanslı Şirketlerin Gözünden MiCA Sınırları ve Belirsizlikler

Bu belirsizlik ortamında gerçek piyasa verilerini toplamak amacıyla MiCA lisansı almış 17 müşterisiyle anonim bir anket gerçekleştiren Fireblocks, katılımcıların profilini borsa, ticaret, brokerlik ve piyasa yapıcı (%47), saklama (%41), ödemeler (%6) ve bankacılık (%6) olarak özetliyor.

Anket sonuçları, sınıflandırma belirsizliklerinin şirket operasyonlarını doğrudan etkilediğini gösteriyor. Katılımcıların %35'i, MiCA kripto varlıkları ile MiFID finansal enstrümanları arasındaki sınırın ürünleri güvenle yapılandırmak için yeterince net olmadığını ve bunun lansmanları geciktirdiğini belirtiyor. Diğer bir %35'lik kesim ise netlik olmamasına rağmen bu engelleri aşmak için dolambaçlı yollar denediğini ifade ediyor.

Son 12 ayda sınıflandırma belirsizliği nedeniyle atılan adımlar arasında ürün lansmanlarının ertelenmesi (%35), ürünlerin yeniden tasarlanması (%29), projelerden vazgeçilmesi (%29) ve alternatif olarak AB dışında lansman yapılması (%18) yer alıyor.

Düzenleyici Yükler ve Faaliyet Alanlarındaki Belirsizlikler

Şirketlerin AB içinde bugün en çok hangi faaliyetlerde kuralsal belirsizlik yaşadığı sorulduğunda, liste başında %71 ile DeFi kredi ve borç verme (lending/borrowing) yer alıyor. Bunu %65 ile staking sunumu, %59 ile tokenleştirilmiş varlıkların teminat olarak kullanılması ve tokenleştirilmiş varlık saklaması, %53 ile tokenleştirilmiş fon arzı takip ediyor.

Öte yandan, MiCA gerekliliklerinin şirketler üzerindeki idari yüklerine de dikkat çekiliyor. Katılımcıların %71'i, yetkilendirme süreçlerinin uzun sürmesini ve ulusal otoriteler arasındaki uygulama farklılıklarını en büyük operasyonel yük olarak tanımlıyor. Ayrıca katılımcıların %70'i, mevcut MiCA kurallarının AB'deki müşterilerin AB dışındaki likiditeye erişimini kısıtladığını (büyük ölçüde veya marjinal düzeyde) düşünüyor.

Dijital Operasyonel Dirençlilik Yasası (DORA) uyum süreci de teknoloji sağlayıcısı seçimlerini doğrudan etkiliyor. Şirketlerin %59'u, DORA uyumu nedeniyle yeni bir sağlayıcıyı entegre etme sürecini geciktirdiğini, %41'i ise daha az sayıda sağlayıcıyla konsolide olduğunu belirtiyor. Fireblocks'un paylaştığı veriler, Avrupa Komisyonu'nun yürüttüğü inceleme ve istişare süreçlerinin, sektör oyuncularının karşılaştığı bu pratik engellerin giderilmesinde kritik bir zemin oluşturacağını gösteriyor.