DeFi & Web3··Güncel haber

Blockchain.com ve NYSE, Tokenleştirilmiş ABD Hisselerine Erişimi Araştırıyor

Blockchain.com ile NYSE, planlanan dijital ATS üzerinden tokenleştirilmiş ABD hisseleri ve ETF’lere erişimi araştırıyor; anlaşma henüz bir ürün lansmanı anlamına gelmiyor.

Blockchain.com ve NYSE tokenleştirilmiş ABD hisseleri
Blockchain.com ve NYSE tokenleştirilmiş ABD hisseleri
KATEGORİDeFi & Web3
YAYIN24 Sep 2026
KAYNAKThe Block
HIZLI BAKIŞ

Blockchain.com ile NYSE, planlanan dijital ATS üzerinden tokenleştirilmiş ABD hisseleri ve ETF’lere erişimi araştırıyor; anlaşma henüz bir ürün lansmanı anlamına gelmiyor.

Blockchain.com ile New York Stock Exchange (NYSE) Group arasında imzalanan yeni mutabakat, geleneksel sermaye piyasaları ile kripto altyapısının birleşmesine yönelik yeni bir adım ortaya koydu. Taraflar, Blockchain.com kullanıcılarının gelecekte ABD borsalarında işlem gören hisse senetleri ve ETF’lerin tokenleştirilmiş versiyonlarına erişebilmesini araştırmak üzere bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Ancak anlaşma henüz yeni bir işlem hizmetinin kullanıma açıldığı anlamına gelmiyor.

Anlaşmanın merkezinde NYSE’nin planlanan dijital alternatif işlem sistemi (ATS) bulunuyor. Blockchain.com kullanıcılarına yönelik olası erişimin bu platform üzerinden sağlanması planlanıyor. Bunun gerçekleşebilmesi için gerekli düzenleyici onayların alınması gerekiyor. Taraflar ayrıca hizmetin ne zaman başlayacağını, hangi hisse senetleri ve ETF’lerin sunulacağını veya hangi ülkelerde erişilebilir olacağını açıklamadı. Ticari şartlar konusunda da kamuya açık bir ayrıntı paylaşılmadı.

Bu nedenle 23 Eylül’de açıklanan anlaşmanın bugünkü karşılığı bir ürün lansmanından çok, iki şirketin gelecekteki dağıtım modelini birlikte araştırması. NYSE’nin dijital platformu henüz canlı bir işlem yeri olarak kullanıma açılmış değil. Blockchain.com tarafındaki erişimin de platformun teknik ve düzenleyici olarak hazır hale gelmesine bağlı olması bekleniyor.

Veri Paylaşımı da Anlaşmanın Önemli Bir Parçası

MOU yalnızca tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin dağıtımını kapsamıyor. Anlaşmada iki yönlü piyasa verisi paylaşımı da yer alıyor. NYSE’nin ana şirketi Intercontinental Exchange’in (ICE) veri hizmetleri kolu, Blockchain.com’un kripto piyasa verileri ve analizlerini kendi müşterilerine dağıtmayı planlıyor. Blockchain.com ise belirli ICE ve NYSE veri akışlarını uygulamasına eklemeyi planlıyor. Böylece geleneksel finans piyasalarına ilişkin veriler ile kripto piyasası verileri iki platform arasında daha doğrudan taşınabilecek.

Blockchain.com, uygulamasında 44 milyondan fazla doğrulanmış hesap bulunduğunu belirtiyor. Bu kullanıcı tabanı, NYSE’nin planladığı tokenleştirilmiş menkul kıymet altyapısı için potansiyel bir dağıtım kanalı oluşturuyor. Fakat kullanıcı sayısının yüksek olması, bu kullanıcıların tamamının yeni ürüne erişebileceği veya ürünün bütün ülkelerde sunulacağı anlamına gelmiyor. Uygunluk koşulları ve ülke bazındaki düzenlemeler henüz açıklanmış değil.

Tokenleştirme Ne Anlama Geliyor?

Tokenleştirilmiş menkul kıymetler, geleneksel finansal varlıkların blokzincir tabanlı dijital temsillerini ifade ediyor. Böyle bir yapı, piyasa altyapısına bağlı olarak daha uzun işlem saatleri, kesirli sahiplik ve zincir üzerinde takas gibi özelliklerin kullanılmasına imkan sağlayabilir. NYSE’nin planlanan dijital platformu da sürekli işlem, kesirli paylar ve zincir üzerinde takas gibi özellikler etrafında tasarlanıyor. Ancak bunlar platforma ilişkin planlanan özellikler; şu anda Blockchain.com kullanıcılarının kullanabildiği canlı bir NYSE tokenleştirilmiş hisse pazarı bulunmuyor.

Hukuki Haklar Kritik Olacak

Tokenleştirilmiş bir varlığın geleneksel hisse senediyle aynı hukuki hakları taşıyıp taşımadığı, ürünün yapısına bağlı. Reuters’ın haberinde de tokenleştirilmiş hisse tokenlarının geleneksel hisselerle aynı hakları her durumda vermeyebileceğine dikkat çekiliyor. Bu ayrım; mülkiyet, oy hakkı, temettü, saklama ve yatırımcı koruması gibi başlıklarda önem taşıyor. Dolayısıyla gelecekte sunulacak ürünün yalnızca hangi hisseyi takip ettiği değil, token sahibine hukuken ne verdiği de belirleyici olacak.

Önümüzdeki Aşamada Ne İzlenecek?

İlk kritik aşama NYSE’nin dijital ATS platformunun gerekli düzenleyici süreçlerden geçmesi ve operasyonel olarak kullanıma açılması. Bunun ardından Blockchain.com erişiminin kapsamı, desteklenecek menkul kıymetler, ülkeler ve kullanıcı uygunluğu gibi ayrıntıların açıklanması gerekecek. Şirketler şu aşamada lansman tarihi veya ürün listesi açıklamadığı için anlaşmayı tamamlanmış bir yatırım ürünü olarak değerlendirmek doğru değil.

Şimdilik ortaya çıkan tablo, geleneksel borsa altyapısı ile kripto kullanıcı tabanını aynı dağıtım modelinde buluşturma yönündeki araştırma aşamasını gösteriyor. Anlaşmanın gerçek etkisi ise düzenleyici onaylar, teknik uygulama ve nihai ürün şartları netleştikten sonra görülebilecek.

Bu modelin kullanıcı tarafındaki etkisi, yalnızca işlem saatlerinin uzamasından ibaret olmayabilir. Geleneksel bir menkul kıymetin blokzincir tabanlı bir temsilinin nasıl ihraç edildiği, nasıl saklandığı ve hangi piyasa altyapısına bağlandığı; kullanıcıların ürünü hangi koşullarda alıp satabileceğini belirleyecek. Bu nedenle planlanan ATS ile Blockchain.com arasındaki bağlantının teknik ayrıntıları kadar, ürünün hukuki statüsü ve yatırımcı koruması da izlenecek başlıklar arasında.

NYSE tarafında planlanan altyapının sürekli işlem ve zincir üzerinde takas gibi özellikleri desteklemesi, geleneksel borsa çalışma saatleriyle blokzincir altyapısının çalışma biçimleri arasındaki farkı azaltmayı hedefleyen bir tasarım ortaya koyuyor. Ancak bir dijital ATS'nin teknik olarak sürekli çalışabilmesi, her tokenleştirilmiş varlığın günün her saatinde aynı likiditeye sahip olacağı anlamına gelmiyor. Hangi varlıkların sisteme alınacağı ve piyasa yapısının nasıl kurulacağı henüz açıklanmış değil.

Veri paylaşımı anlaşması da ayrı bir boyut taşıyor. Kripto piyasa verilerinin geleneksel finans profesyonellerine, NYSE ve ICE verilerinin ise kripto kullanıcılarının kullandığı bir uygulamaya taşınması, iki piyasanın bilgi altyapılarının daha fazla kesişmesini sağlayabilir. Bunun kullanıcı deneyimine ve piyasa erişimine nasıl yansıyacağı ise uygulamanın nihai kapsamı açıklandığında daha net görülebilecek.

Bu aşamada takip edilmesi gereken en önemli ayrıntılardan biri, anlaşmanın kapsamının açıklamalardan uygulamaya geçip geçmeyeceği. Düzenleyici onaylar, platformun açılışı ve ürün şartları netleşmeden kullanıcıların hangi haklara sahip olacağı konusunda kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değil. Bu nedenle gelişmelerin duyuru aşamasından operasyonel ürüne dönüşüp dönüşmediği izlenecek.