ABD merkezli Common Sense Leadership Fund, Wall Street Journal'da yayınladığı ilanla S&P 500 şirketlerinin hisselerinin blokzincirde tokenleştirilmesine (RWA) karşı çıkarak şirketleri SEC'in 30 günlük yasal itiraz hakkını kullanmaya davet etti.
ABD merkezli muhafazakâr siyasi eylem grubu Common Sense Leadership Fund, 24-25 Ekim 2026 hafta sonu yayımlanan Wall Street Journal gazetesinin B5 sayfasında yer alan tam sayfa bir ilanla, S&P 500 şirketlerinin CEO'larına hisse senetlerinin blokzincir ağlarında tokenleştirilmesine karşı harekete geçme çağrısında bulundu. "Vos actions. Leurs tokens. Votre problème" (Sizin hisseleriniz. Onların token'ları. Sizin sorununuz) başlığıyla yayımlanan kampanya, geleneksel finans ile merkeziyetsiz finans (DeFi) arasındaki yapısal ve düzenleyici gerilimi tırmandırdı.
30 Günlük SEC Opt-Out Mekanizması ve İleri Sürülen Riskler
Lobi grubunun hazırladığı metin, şirket hisselerinin merkeziyetsiz ağlarda Gerçek Dünya Varlıkları (Real World Assets - RWA) olarak temsil edilmesinin, ihraççı şirketlerin açık rızası hilafına büyük hukuki ve operasyonel riskler barındırdığını savunuyor. İlanda, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'nun (SEC) şirket yöneticilerine tanıdığı 30 günlük yasal itiraz (opt-out) mekanizmasının işletilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Common Sense Leadership Fund tarafından derlenen raporda, rızaya dayalı olmayan tokenizasyon sürecinin yaratacağı sekiz ana risk başlığından dördü öne çıkarılıyor:
- Fiyat Sapmaları ve Volatilite: Gerçek borsa fiyatı ile blokzincir üzerindeki token değeri arasında yaşanabilecek korelasyon kopuklukları. - İzlenebilirlik Kaybı: Nihai hissedarların kimlik bilgilerine ilişkin şeffaflık eksikliği ve anonim cüzdanların getirdiği denetimsizlik. - Siber Güvenlik Zafiyetleri: Ağ altyapılarında meydana gelebilecek teknik hatalar ve siber saldırılar neticesinde yatırımcıların varlıklarını kaybetme riski. - Federal Denetim Açığı: İşlemlerin SEC ve FINRA gibi geleneksel federal gözetim ve koruma çerçevelerinin dışına taşması.
Geleneksel Finans ve Blokzincir Dünyası Arasındaki Sınır Savaşı
Varlık tokenizasyonu (RWA), devlet tahvilleri ve büyük şirket hisseleri gibi geleneksel finansal enstrümanların blokzincir ağlarına taşınmasıyla 7/24 kesintisiz likidite, artırılmış şeffaflık ve aracı maliyetlerinde düşüş vad ediyor. Kripto ekosistemi için devrim niteliği taşıyan bu yenilik, NYSE ve Nasdaq gibi köklü borsa altyapılarının yanı sıra geleneksel regülatörlerin piyasa üzerindeki merkezi kontrolünü de tehdit ediyor.
Söz konusu kampanya, donanım cüzdan güvenliğine yönelik son dönemdeki tartışmaların ve saklama altyapılarına ilişkin endişelerin artış gösterdiği bir döneme denk geldi. Muhafazakâr lobilerin Wall Street Journal gibi prestijli bir mecrada bu ölçekte reklam kampanyaları yürütmesi, tokenizasyonun artık yalnızca teknik bir deney olmaktan çıkıp küresel makroekonomik ve politik bir güç mücadelesine dönüştüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor.
S&P 500 şirket yöneticilerinin bu lobi çağrısına nasıl yanıt vereceği ve ABD'deki düzenleyici kurumların bu hamlelere karşı hangi adımları atacağı belirsizliğini korurken, RWA ekosisteminin geleneksel piyasa duvarlarını aşma çabasının önümüzdeki dönemde daha sert yasal tartışmalara sahne olması bekleniyor.





