THORChain kurucu ortağı Chad Barraford, Unchained podcast'inde yaptığı açıklamada, Bitget'in 387,5 milyon dolarlık hack olayından protokolün elde ettiği işlem ücretlerinin bir kısmının borsaya iade edilmesi hususunu Hazine'ye sunacağını duyurdu.
Merkeziyetsiz likidite protokolü THORChain'in kurucu ortağı Chad Barraford, son dönemde büyük yankı uyandıran Bitget borsası soygununun ardından dikkat çekici bir adım atmaya hazırlanıyor. Barraford, saldırganların çalıntı fonları aklarken protokole kazandırdığı işlem ücretlerinin bir kısmının borsaya geri verilmesi fikrini THORChain Hazine'sine (Treasury) taşıyacağını açıkladı.
Unchained yayınına konuk olan Barraford, güvenlik uzmanı Taylor Monahan ile gerçekleştirdiği tartışmada, geliştirici fonunun kontrolündeki gelirin belli bir yüzdesinin Bitget'e iade edilmesi fikrini kurulda bizzat gündeme getireceğini belirtti. Konuya ilişkin henüz kesin bir fon dökümü incelemesi yapmadığını ifade eden kurucu ortak, sürecin detaylarını değerlendireceklerini kaydetti.
Bitget Hack'i ve THORChain Üzerinden Gerçekleşen İşlem Akışı
Süreç, 24 Eylül tarihinde Bitget borsasından 387,5 milyon doların çalınmasıyla tetiklendi. Hack saldırısını gerçekleştiren aktörler, çalıntı varlıkları THORChain protokolü üzerinden Bitcoin'e dönüştürerek aklamıştı. Bitget'in cüzdanların dondurulması yönündeki acil talebi ise protokol yönetimi tarafından reddedilmişti. THORChain yetkilileri, protokolün tasarım gereği sansür uygulamadığını savunmuştu.
Araştırmacı Andrey Sergeenkov tarafından paylaşılan verilere göre, aklama amacıyla yapılan takaslar 2 Ekim itibarıyla THORChain'e 573.226 dolar tutarında likidite ücreti kazandırdı. Bu rakam, affiliate (ortaklık) ücretleri hariç olmak üzere takip edilen 761.725 dolarlık toplam protokol ve servis gelirlerinin yüzde 75.3'üne denk geliyor.
Taraflar Arasındaki Etik ve Finansal Tartışma
Programda konuşan güvenlik uzmanı Taylor Monahan, THORChain'in çalınan fonlardan doğrudan ve yüksek oranda kâr elde ettiğini, bu durumun protokoldeki paydaşları müdahale etmekten alıkoyduğunu savundu. Monahan, altı haneli bir iadenin bile protokolün hırsızlıktan kazanç sağlamak istemediğini göstermesi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Chad Barraford ise geliştirici fonunun aldığı payın toplamın yalnızca yüzde 5'i civarında olduğunu belirterek bu oranı "çok küçük bir dilim" olarak nitelendirdi. Protokolün tüm tarihi boyunca yasadışı gelirlerin ufak bir detaydan ibaret olduğunu savunan Barraford, "Dürüst olmak gerekirse bu faaliyetten doğrudan ya da dolaylı olarak hiçbir kişisel kâr elde etmiyorum" ifadelerini kullandı.
Düğüm Operatörlerinin Rolü ve Teknik Sınırlamalar
İade sürecindeki merkezî bir diğer tartışma noktası ise bağımsız düğüm (node) operatörlerinin tutumu oldu. Barraford, duruma itiraz eden her bir düğüm operatörünün kendi ödüllerini isterse Bitget'e geri gönderebileceğini, ancak bunun tamamen bireysel bir karar olduğunu belirtti. Barraford kendi adına bu yönde bir tavsiyede bulunmayacağını kaydetti.
Protokolün hızlı bir cüzdan dondurma veya işlem engelleme mekanizmasına sahip olmadığını savunan Barraford, doğrulayıcıların fikir birliğine vararak üçte ikilik çoğunluğa ulaşmasının günler sürdüğünü hatırlattı. Taylor Monahan ise THORChain'in geçmişte ThorFi borç verme özelliği veya kendi yaşadıkları bir hack vakasında çok daha hızlı hareket edebildiğini öne sürdü. Buna karşılık Barraford, konsensüs sağlandığı takdirde her protokolün kurallarını değiştirebileceğini, Bitcoin ve Ethereum gibi ağların da benzer durumlarda müdahale etmeme yönünde tercihler yaptığını belirtti.
Öte yandan Barraford, THORChain'in hukuki durumuyla ilgili gelen bir soru üzerine, ABD devlet kurumlarının 2022 veya 2023 yıllarında protokolün çalışma mekanizmasını anlamak için kendisiyle iletişime geçtiğini ancak o dönemde de resmi makamların konuya derinlemesine ilgi göstermediğini ve görüşmelerin düşmanca bir atmosferde geçmediğini sözlerine ekledi.



